Sen... Yüzümdeki gülüşlerin,ellerimdeki terlemenin,yüreğimdeki deli atışın sebebi... Her gece uykum,her sabah güneşim.Yıldızım,ay'ım. Bitmeyen masalım sen... Bahçedeki çiçeğim,çiçekteki rengim.Gökyüzüm,denizim,mavim sen... Sevdamın adresi,aşkımızın menzili,içkimdeki tat,yaşadığım hayat sen... Sebebim,niyetim,geleceğim,geçmişim,bilinmezliğim,belirsizliğim,kararlılığım, aydınlığım sen... Bitmez yolculuğum,sonsuzluğum… Sen,gözüm,elim,yüreğim… Aşkımsın sen...
7 Mart 2012 Çarşamba
Zaman Paradoksu...
George Carlin Amerika`da 70 ve 80 li yılların bir komedyeni idi. Biraz ağzı bozuk olarak bilinirdi. 11 Eylül den (9-11) ve karısının ölümünden sonra şöyle yazmıştı.
Tarih içinde zamanımızın paradoksunu şöyle sıralayabiliriz :
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.
Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var. Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.
Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.
Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık. Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik.
Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık. Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var. Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik. Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik. Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik. Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz. Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik. Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır. Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir. Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir.
Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.
Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür. Paylaşmak özel ve güzeldir, yaşamı paylaşmak, özel gün ve anları paylaşmak, değer verip değerinizi bilen birileri olduğunu bilmek, onunla paylaşmak ne kadar lüks artık. Onu bulmak ve kaybetmemek, dostluğu, sevgiyi, hüznü paylaşmak, ne güzeldir tüm bunların tarihe karıştığı bir dönemde elde etmek ve yaşamak...
4 Mart 2012 Pazar
28 Ocak 2012 Cumartesi
DOSTLARA ....
![]() |
| Süpriz partilerde ... |
![]() |
| Zeynep Sıla ve Batu'yu beklerken .:))) |
![]() |
| Haftasonu kaçamaklarında.... |
![]() |
![]() |
| Tatillerde .... |
![]() |
| Tekrar kavuşmanın sevinci .... |
![]() |
| Bekarlığa veda partilerinde .... |

![]() |
| Evlenirken.... |
![]() |
| Her zaman çılgın... |
![]() |
| Yeni yılda .... |
![]() |
| Tabu çılgınlığı .... |
![]() |
| Dostlarla sohbet .... |
![]() |
| Birazda muhabbet .... |
![]() |
| Yıllar eskitemedi ... 19 yıl dile kolay ... |
Aklınıza geldiğinde heyecanlandığınız, görmediğinizde özlediğiniz, hatırasıyla dahi kederlerinizi unuttuğunuz, kendisinden bahsederken yüzünüzü tebessümün çevrelediği ve gönlünüzün huzurla dolduğu birileri var mı hayatınızda?
yoksa!! kendinize bir bakın, başkalarının hayatında ne kadar yer ettiğinizi, sizi hatırlayanlarda ne denli bir duygu bıraktığınızı, sevginin müsbet veya menfi etkileşimini, gönül kazanma becerinizi, ''kalp kırmanın kabeyi yıkmakla'' eşdeğer tutup tutmadığınız, yüreğinizde kötülüğe dair bir şeylerin varolup olmadığını kontrol edin!! ''hayat insana herzaman gülmüyor''
bazen kara bulutlar dolaşır üzerimizde, umutların bittiğini sandığımız anlarda anlamsız karamsarlıklar kaplar yüreğinizi, neden olduğunu bilmezsiniz, yada nedeni aşikardır, belli veya belirsiz bir sebebi vardır hüznünüzün, ama etkisi aynıdır somurtmaya başlarsınız, hiçbirşey açmaz sizi çareler üretmeye koyulursunuz, '' sinemaya mı gitmeli, yada sahilde mi dolaşmalı, yok yok akşama fasıllı bir yemek yemeliyim, aa tek başımada olmazki der içinizdeki aradığınız duygu!.. tiyatroya mı gitsem acaba; yok, olmuyor, yalnız çekilmiyor hiçbir şey, ama canım kimseylede konuşmak istemiyor'' bu tarz monologlardan sonra ne yapsanız kabullendiremezsiniz kendinize sonra kararsız kalırsınız tek başınıza. aniden, sevinçle bezenmiş bir heyecan kaplar yüreğinizi 'o'nu hatırlamışsınızdır çünkü, 'onu' arasam, ya çok iyi olur, muhakkak gelir diyerek heyecanınızı mutluluk belirtileriyle dışa yansıtırsınız, 'o' kederinizi dinleyen, hüznünüze ortak olan, gülümsemesiyle sizi mutlu eden, sadece varolduğun için olsa dahi şükredersiniz, iyiki var allahım diye dualar edersiniz, gecenin bir vaktide olsa çekinmeden arayabildiğiniz nadidelerinizdendir çünkü.
çevrenizde böyleleri varsa kendinizi şanslı hissetmelisiniz ve ayrıcalıklı; dostluklar, arkadaşlıklar ve bütün iyi ilişkiler önemlidir buyüzden. kolayca elde edilebilecek kazanımlar değildir, işte buyüzden çok kıymetlidirler, değerleri iyi bilinmeli kaybedilmemeli, yoksa bile sahip olmak için çaba sarfedilmeli.
düşünsenize; güzelliklerin bittiği bir zamanda, size yakın olan, yüreğinizin bir yanını verdiğiniz ismini söylerken bile mutluluğunuzu gülümsemenizi saklıyamadığınız ve hatırladığınızda onunla yaşadığınız anları hayal ettiğiniz, dürüst ve samimi olduğu için hatıralarıyla düşündüğünüz; yokluğunda, varlığınızı anlamsız saydığınız biri gelir aklınıza. hadi canım sende! artık kimseye güvenilmez bu zamanda boşa söylenmemiştir. çünkü, bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır vefakar dostların sayısı. vefa artık bir semt adı dediklerinde, göğsünüzü kabartarak atılsanız ve varlığından onur duyduğunuz gönüldaşınızın, dostunuzun olduğunu söyleseniz, hatta sayesinde onun gibi temiz yürekli insanlarla tanıştığınızı ve gönül insanlarının hiç bitmeyeceğinden emin olduğunuzu bütün çoşkunuzla söyleseniz hoş olmaz mı sizce....!
hadi şimdi bir düşünün, etrafınıza bakın sahi çevrenizde bir elin parmaklarını geçecek kadar dostunuz yok mu.? vardır! artık size düşen kıymet bilmektir, değer vermektir, onu veya onları kaybetmemek için elinizden geleni yapmaktır. yoksa bile enkısa zamanda edinin, gülüşünüzü ve gözyaşlarınızı paylaştığınız biri yada birileri olsun etrafınızda. hayat ''paylaşmakla'' güzeldir. ''paylaşıldıkça artan tek şey sevgidir'' nedersiniz.?
dostunuz yada dostlarınız olsa, sevseniz onları, yalnız kalmasanız hiç, sevginiz artsa hep sonra sevgi yine sevgi yine sevgi olsa.. daha ne olsun, paylaşmaya değmez mi.?
23 Ocak 2012 Pazartesi
Batum büyüyor ....
Benim minik meleğim bugün itibari ile tamı tamına 59 günlük oldu :)
Artık söylediklerimize tepi veriyor. Etrafa gülücükler saçıyor.Dün bütün gün birlikteydik. Teyzesini ziyarete geldi aşkım. Onunla zaman nasıl geçti inanın hiç anlamadım . O kadar mükemmel bir duygu anlatamam.
Onu kucağımda uyutmak Allah'ım nasıl güzel bir his. Mis kokulum. İnsan kucağından bırakmak istemiyor. Ama annesi kızıyor tabi ki haliyle :) O benim aspirinim . Tatlı bebek aspirinleri vardır ya Batu'da benim için öyle bir şey işte .Atacaksın ağzına suya bile gerek kalmadan yutacaksın o kadar tatlı bir şey ... Ona olan sevgimi tarif edecek kelimeler bulamıyorum. Onu böyle içime sokmak istiyorum . O kadar çok seviyorum meleğim seni. Büyüdüğünde anlayacaksın doğru insanın yeğenisin ... Benim teyzen olmamdan inan hiç pişman olmayacaksın ....
Benim küçük meleğim büyüdü de babasıyla tv izliyor. Bende aynı pozu çektirmek istedim ama olmadı .
Tabiki denemelere devam edeceğiz. :)
Benim güler yüzlü bebeğim. Gülen yüzün hiç solmasın ....
16 Ocak 2012 Pazartesi
Doğum günün kutlu olsun Prenses ....
Benim minik bıdığım sen ne zaman büyüdün , ben ne zaman yaşlandım inan hiç anlayamadım ;)
Doğum günün kutlu olsun bitanem . Yeni yaşının ilk önce sana bol enerji getirmesini istiyorum :)
Tüm düşlerin bir çıprıda gerçek olsun ....Bütün vizelerinden Finallerinden 100 al inşallahhhh ;)
Bir an önce okulunu bitirmelisin ne de olsa çocuğumun Barbıe çantasını sen alacaksın .
Seni çok seviyorum ...
5 Ocak 2012 Perşembe
Öyle bir geçer zaman ki .....
30.09.1958
Canım Hediyem ;
Bugün Martın 30'u seni görmeyeli tam bir ay oldu. Tek oğlum Erol 'u hiç sorma .Her ikinizde burnumda bir bahar çiçeği gibi kokuyorsunuz.Kalbimde o kadar büyük bir yerin var ki yazmakla tarif edemem.
Anlıyorum seninde benim gibi ayrılık çektiğini .Artık bu ayrılık uzun sürmeyecek.Şimdi hesapladım
tam 45 gün var.Artık o zaman bizi hiç kimse ayıramaz.Ayrılık ölümle olur o da Allah'ın emriyle.
Yazdıklarımı açıkça anlıyor musun ? Bundan açık ve sade olamaz.
Seni Allah' ımın verdiği sıhhat ve afiyetle taa ebediyete kadar mesut yaşatacağım .
Hele yavrumuz Erol 'la saadetimiz kat kat artacak.Onun da sevgisi bambaşka , bu sevgiyi anlatmakla kabil değilim.Senin sevgin bambaşka artık yeni bir saadet karşısındayız.Sana bu mektubu yazarken bilsen ne kadar bahtiyarım . Seni deli gibi seven bir kalbim var. Kendi kendime ne kadar övünsem azdır. Sana bu satırları içten gelen bir aşk ile yazıyorum.
Sayılı günler çabuk geçer yine buluşacağız.O zaman yanınızdan bir saat bile ayrılmamış olacağım. İşte o an her ikimizde birbirimizin boynuna sarılıp mis kokan dudaklarımızdan öpüp koklaştığımızda bütün bu altı ayın yorgunluğu bitecek ve taptaze bir hayat başlayacak bizde mesut insanlar kervanına katılacağız
Canım Hediyem ....
30.03.1958
Pazar gece saat 9'da
Seni sonsuz bir kalple seven eşin KEMAL .....
2 Ocak 2012 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















